17 Ağustos 2016 Çarşamba

Teoman - İnsanlık Halleri (Tüm Şarkı Sözleri-Kitap)


İlk kez Teoman dinlemeye başladığımda henüz çocuktum, hem de belki de anlamayacak kadar bile küçük. Zamanla daha çok sevip, daha çok dinlemeye başladım. 

Ve şu gün bile belki hâlâ en çok sevdiğim, yeri bende ayrı müzik insanlarından biri. 

Kendisinin şeceresini sayabileceğimi ve istisnasız tüm yazdığı/ söylediği şarkıları kelimesi kelimesine ezbere bildiğimi ekleyeyim ki bu sevginin derecesi anlaşılsın. 

Aslında bu benim çok fazla anlatmak istediğim bir konu değil, o yüzden konuyu bu kadarla bırakıyorum. :) 

Daha önceleri Teoman'ın şarkı sözlerini ve bunların akorlarını içeren kitaplar çıktı. Onlara örnek göstermek gerekirse diye resmi alta ekliyorum. 


Ancak bahsedeceğim kitap onlara göre daha kapsamlı bir şekilde tüm şarkı sözlerini içeriyor. 

Bu yazın başında çıkan İnsanlık Halleri isimli kitap Teoman'ın tüm şarkı sözlerini içeriyor.



İçerisinde bazı çizimler de bulunuyor ama kitabı en cazip yapan kısım içinde Teoman'ın el yazısından şarkıların karalamalarının/taslaklarının bulunması. 
Örneğin, Zamparanın Ölümü Şarkısındaki; 
"Bir şey söyledi ki bence de doğru bir bar filozofu:
Çok kadın hiç kadındır oğlum yalnızlıktır sonu." 
kısmında geçen bar filozofunun, bu sözü söyleyenin Tuncel Kurtiz olduğunu biliyor muydunuz? 

Karalama kısımları kitabın en çok hoşuma giden yanı oldu. 

Biraz da kitabın dış özelliklerinden bahsedeyim. Bu tarz kitaplarda bunları çok merak ederim ben. 


Kitap Teoman'ın daha önce çıkardığı İnsanlık Halleri albümünden  ismini alarak Bibliyon tarafından satışa sunuldu. 

Kitabın köşesinde zaten içeriğine dair minik bir not var: *tüm şarkı sözleri*



Kapağı daha detaylı bu şekilde görebilirsiniz. Ben kapağı, fotoğrafı, kapaktaki çerçeveyi çok beğendim. İsim seçimi de güzel olmuş. (Yine de benim için en çok sevdiğim albüm adı: Eski Bir Rüya Uğruna)


Ciltli basım olduğundan bahsetmiştim.


İç kısım. 


İç kapağı çok ama çok beğendim, bu seçimler gerçekten güzel olmuş. 

Dış kapağından da bahsettikten sonra kitabın arka kapak yazısını paylaşıp birkaç cümle verip kapanışı yapacağım. 

Arka Kapak: 

Walter Benjamin'in, Baudelaire'den esinlenerek tasvir ettiği modern kent hayatının içine, Teoman'ın anlattığı modern aşk hikayelerini yerleştiririm hayalimde. Benjamin, büyük şehir insanını büyüleyen şeyin "son bakışta aşk" olduğunu söyler. Teoman da, sanki Benjamin'i yankılar gibi, son bakışta yaşanan aşkları anlatır. Bu aşk hikayeleri, varoluşsal yalnızlığın aşk karşısında kazandığı zaferleri, kaybetmenin büyülü melankolisini ve kendini tüketmenin hayata tahammül etmek için en iyi yol olduğunu anlatan hikayelerdir. Hem sıradan hem büyülü olan bu hikayeler, aynı zamanda hem çok acıklı hem de komiktir. Kahramanları hem çok güçlü hem de bir o kadar kırılgan; hem tutku dolu hem de bir o kadar yorgun. 

Hepsinin ortak noktası yalnızlıkla damgalanmış olmalarıdır. Fakat bu, herhangi bir insanla giderilmesi imkansız, varoluşsal bir yalnızlıktır. Dünyaya fırlatılmış olmanın, seçmediği halde doğmuş olmanın, tüm seçimlerinin yükünü taşımanın, hiç kimseyle tamamlanamayacak olmanın dinmeyecek özleminin, hayatın anlamsızlığının ve dünyanın yabancılığının ifadesidir. Teoman'ın anlattığı insanları "kahraman" yapan şey, bu varoluşsal yalnızlıkla nasıl baş ettikleridir: kimi direnir, kimi yüzleşir, kimi çoktan uyuşmuş, yabancılaşmış, kimiyse umutsuzca teslim olmuştur… 

Bir de, farkında olmayanlar var tabii bu hikayelerde, tümüyle yabancılaşmış ve hissizleşmiş olanlar, yaşadığının bile farkında olmayanlar hatta. Şaşıracak, esinlenecek, tutku duyulacak bir şey kalmamıştır onlar için. Teoman'ın sözleriyle, "acıkmadan yiyen/ uyumadan önce ayaküstü/ terlemeden sevişenler"dir onlar. 

Ve anlatıcısına gelelim bu hikayelerin. İster bir fahişenin ya da bir zamparanın, ister bir sarhoşun ya da küçük bir çocuğun ağzından olsun, varoluşsal yalnızlığın farklı veçhelerini aktarabilecek kadar tanışıktır bu yalnızlıkla. Teoman'ın bir söyleşisinde söylediği gibi, "kafayı yemekle, aydınlanma arasında gidip gelinen, ama ikisinin de aynı olduğunun" anlaşıldığı o büyülü andır, varoluşsal yalnızlığa son bakışta aşık olunan o an. O anın gizeminde açılan hakikat şudur belki de: "Her şey yalnızlıktan..."
-Elis Şimşon-

*****

Sonuç olarak kitap hem görsel hem içerik olarak çok güzel olmuş. 
Ama nedense ben hâlâ Teoman'dan kalemini düz yazıda da konuşturduğu bir kitap bekliyorum. Kim bilir belki bir gün onu da görürüz. 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

2 yorum:

İlkay Özgür dedi ki...

Türkçe müzik dinlemez olduğum dönemlerde bile dinlemeyi bırakmadığım ve benim de yıllardan beri çok sevdiğim bir müzisyen Teoman. Böyle bir kitabın basıldığından haberim bile yoktu. Ama baskısı falan çok hoşuma gitti. Göz atmakta yarar var.^^

Benherneysemo dedi ki...

Aynı duygular içerisindeyiz ^_^