27 Temmuz 2017 Perşembe

Fahrenheit 451 - Ray Bradbury


Kitap Adı: Fahrenheit 451
Yazar: Ray Bradbury
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Yayınevi: İthaki Yayınları
 Sayfa Sayısı: 238
Basım: 2. Baskı: Haziran 2007



İlk olarak lisede okuduğum bu kitap ikinci okumamda da beni aynı şekilde etkilemeyi, düşündürmeyi başardı.
Klasik distopyaları ve klasik bilim kurguları apayrı severim. Yıllar önce yazılmasına rağmen günümüze o kadar güzel ışık tutup mesajlar yolluyorlar ki. 
Kitaptaki birçok şeyin yaşanabileceğini, bir kısmının da kısmen yaşanmaya başladığını rahatça görebilirsiniz. 

Bir devir düşünün ki itfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil, çıkarmak. Daha doğrusu kitap yakmak! Kitap adını zaten kağıdın yanma derecesi olan Fahrenheit 451'den alıyor. 




İnsanları televizyon izlemeye, her geçen gün daha geniş ekranlı televizyonlar almak için borca girmeye teşvik eden bir yaşantı. Kitap okumanın gereksiz görüldüğü, hatta yasak olduğu; yaya gezmenin, insanlarla sohbet etmenin, yüzünü yağmura dönmenin garip kaçtığı bir dünya. Hayatın içindeki ayrıntıları yakalayamadan; hızlı, acele, yüzeysel yaşanan, koşturma içinde bir yere yetişmeli. 
Hazır bilgilerle doldurulan, düşünülmeden geçen mutsuz ömürler. Kaldı ki mutluluk bile sorgulanan bir şey değil. 

O zamanlar distopya olarak yazılmış bu eserin bazı kısımları günümüzde artık geçerli. İnsanı dehşete düşüren bir durum. 

****

Kitabın konusundan bahsetmemişim. 
İtfaiyeci Guy Montag otuzlu yaşların başındaydı. Evliydi ve kitap yakıyordu. 
Bu yaşamı sorgulamak Clarisse ile tanışana kadar aklına bile gelmemişti. 17 yaşındaki olgun kişilik, Clarisse Montag'a daha önce hayalini dahi kurmadığı gerçeklerin kapısını açacaktı. 

Kitapların yakılmadığı, okunduğu; itfaiyecilerin yangın çıkarmak yerine söndürdüğü bir devir hiç olmuş muydu?


Sizi sorgulamaya iten bir distopya okumak isterseniz tavsiye ederim. 
Ayrıca kitabın başında yazarın bu kitabın konusunu nereden ilham aldığı, yazmaya nasıl karar verdiğiyle ilgili kendi ağzından bir de ön söz bulunuyor. O kısmı da ilgiyle okudum. 

Sevgiler :* 

 


Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Distopik Kitaplarda Diktatör Rejim Olgusu ve Bu Konuyu Ele Alan Kitaplar




Distopyaları severim. Zaten bu etkinliği yapmamızın nedeni grupça bu türü sıkça okumamız. 

Ütopyadansa distopya tarzı kitapları okumak, bu konuda film/dizi izlemek bana daha cazip gelir. Okuduğum tüm ütopyalarda kendimce bir kusur, aksaklık bulmuşken; her şey bir türlü mükemmel olamazken distopyalardaki baştan aşağı bozuk düzen insanı kendine çekiyor. 

Gerçek hayatta bir ütopyada yaşamayı tercih edecekken kitaplarda okumak nedense beni esnetir, sıkıcı gelir. Distopyalarda insanın hem yıkıcı, hem de buna karşı çıkanlar sayesinde yapıcı gücünü bir arada görmek değişik bir his uyandırıyor. Bu tür 
çelik bir bıçağın yüzeyi kadar soğuk ve keskin, heyecan vericidir. İnsanoğlu işte hepimiz bir parça dram ve kaos olmadan yapamıyoruz. Oğuz Atay'ın da dediği gibi "Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor." 
İşte bunu en iyi hissettiren şeylerden biri de kitaplar. 

Bildiğiniz gibi distopyalar geleceğe dair olası, kötü bir senaryodur. 
Bu senaryoyu da oluşturmanın bir çok yolu olabiliyor. 
salgın hastalıklar, totaliter rejimler, zombi saldırıları, uzaylı istilaları, suyun/havanın tükenmesi, insanların dünyayı terketmek zorunda kalması, göktaşları, çevre kirliliği, iklim değişiklikleri, teknolojinin insanları ele geçirmesi... 

En çok rastladıklarımızdan biri ise totaliter rejimdir, diktatör rejim de diyebiliriz.

Burada sınıf ayrımını ve bu sınıfların hiyerarşik bir şekilde sıralanmasını; yani kast sistemini de açıkça görürüz. Fakir daha fakir, zengin daha zengindir. Ve alt sınıfta olanlar rahatça sömürülüp gözden çıkarılabilir. Yani toplumun yükünü çekenler en çok kazananlardır. 

Baskıyla ya da alt tabakayı türlü vaadlerle kandırmak suretiyle yönetilirler. Ve genelde okuduğumuz bu rejime karşı çıkanların mücadelesidir. seçilmiş kişi/kişilerdir bunlar. Her ne kadar filmler/diziler, kitaplar bu durumun seçilmiş kişiler aracılığıyla değiştirilebileceğini pompalasalar da bazen gerekli olan sadece toplumun bunu istemesidir.

Bu konuyu temel alan kitaplardan bahsetmek gerekirse;


#1 Açlık Oyunları

Bu seriyi bilmeyen yoktur sanırım. Bir dönem hem kitaplarıyla, hem de filmleriyle epey popülerdi. Ve güzel de bir seriydi.

 Eskiden Kuzey Amerika'nın olduğu yerde Panem diye bir devlet var. Devletin merkezi bir nevi asillerden oluşan Capitol. Buradaki herkes her türlü hakka sahip bir tür üst sınıf... 

Bir de mıntıkalar var. Toplamda 12 mıntıka var. Her mıntıkanın uzmanlaştığı bir alan var. Balıkçılık, tarım gibi... Eskiden 13. mıntıka da varmış, ancak daha önce mıntıkalarda oluşan ayaklanmada 13. mıntıka tamamen yok edilmiş. Ve her yıl bunu anmak için her mıntıkadan bir kız, bir erkek Açlık Oyunları'na katılıyor. Ölümüne bir oyuna...    

                                                               
seriye dair yorumum için TIKTIK!



#2 Kızıl Yükseliş - Pierce Brown

Bu kitap benim okuduğum son zamanlarda okuduğum en iyi distopyalardan biriydi. 
İçinde bir parça bilimkurgu da olan heyecanı yüksek bir seri. 




#3 Fahrenheit: 451 - Ray Bradbury

Bu kitap benim Okuma Etkinliği'miz için tekrar okumaya karar verdiğim kitap. Ayrıntılı yorumum gelecek. Kitapların yakıldığı bir gelecekte geçiyor. 



#4 George Orwell 

George Orwell politik eleştiri konusunda güçlü bir isim. 1984 ve Hayvan Çiftliği isimli kitapları zaten kültleşmiş durumda. Okunması gerekenlerden. 



#5 Kül - Shani Petroff & Darci Manley

Yine aynı temayı alan bu kitabın yorumunu One Better Day'den okumak için TIKTIK!

---

Bu konuda bahsedilebilecek hem klasik, hem güncel birçok kitap var. Birkaç örnek vermekle yetiniyorum bu kez

Sevgiler :*
 

Bu yazıyı "benherneysemo.blogspot.com" dışında herhangi bir blog/forum/internet sitesinde okuyorsanız, şahsımın bilgisi dışında ÇALINMIŞ DEMEKTİR!!!
x

20 Temmuz 2017 Perşembe

Okuyan Kızlar Kulübü Distopya Okuma Etkinliği



Herkese merhaba!!
OKK ve can dostlarımız ile beraber bir okuma etkinliği düzenleyelim dedik. Hepimizin sevdiği bir tür olan "distopyayı" seçtik.  4 gün sürecek olan etkinliğimizde hem distopya üzerine yazılar yazacağız hem de her birimiz seçtiğimiz kitapları okuyup, yorumlayacağız. 


Benim seçtiğim kitap yıllar önce okuduğum, tekrar okumak istediğim ve bu türde akla ilk gelen kitaplardan biri olan: Fahrenheit 451 - Ray Bradbury

Kitabın konusu ise şöyle: 


Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı... Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek... Montag'ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra... İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları onu, asla tahmin edemeyeceği şeyler yapmaya iter. Sansüre, totaliter yönetimlere, kültür endüstrisine ve uzunca bir süredir sürdürdüğümüz yaşam tarzına yönelik en keskin eleştirilerden biri. Okuyun ve kendinizi yeni baştan kurun.



Etkinlik Takvimi


20.07.2017
Duyuru - Tanıtım


21.07.2017
Kitap Tutkusu - Sevdiğim ve Sevmediğim Distopya Karakterleri
Fighting!! -  Distopya Türünden Uyarlanan Filmler ve Okuyucu Tepkileri


22.07.2017
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Distopik Kitaplarda Diktatör Rejim Olgusu ve Bu Konuyu Ele Alan Kitaplar
Fighting!! - OKK'nin Distopya Kitap Önerileri


23.07.2017
Kitap Tutkusu - Kızıl Yükseliş/Pierce Brown
Kütüphanemden Kitap Manzaraları - Fahrenheit 451/Ray Bradbury
Fighting!! - Labirent:Ölümcül Kaçış/James Dashner
One Better Day - Kül/Darci Manley
Evil'in Dünyası - The 100/Kass Morgan




Etkinliğimize katıldıkları için One Better Day ve Evil'in Dünyası'na çok teşekkür ederiz. 

Etkinliğimize herkesi bekleriz.^^